tel tel tel
Kur'an-ı Kerim'den
Sizi abes ve boş yere yarattığımızı ve hakikaten huzurumuza döndürülmeyeceğinizi mi zannettiniz?
(Mu’minun, 23/115)
Hadîs-i Şeriflerden
Ellah'ın salih kulları birer birer gider de geriye arpa ve hurmanın döküntüleri gibi değersiz kimseler kalır. Ellah da onlara hiçbir değer vermez.
(Buhari, Rikak, 9)
Dualardan
Yâ Erhame’r-Râhimîn! Afv edicisin, afvı seversin. Bizleri ve bütün âhirete intikàl etmiş olan mürebbî, Üstâd, âbâ ve ecdâd, akrabâ ve taallukàt, ehibbâ ve rüfekàmızın, komşularımızın günâhlarını afv ve mağfiret eyle.
(Hacı Hulusi Bey)
Vecîze
Küçük ehemmiyetsiz bir çekirdekten, koca dağ gibi bir ağacı halketmek; kudret-i İlahiyenin şe'nlerindendir ve âdetidir ve azametine delildir.
Emirdağ Lâhikası
Mehdî

Mehdî'nin Çıkış Yeri Hakkındaki Suallere Cevab

22.01.2025

Hz. Mehdî’nin sudur yeri hakkında şahsıma yapılan mükerrer suallere cevaben derim ki;

Bu ğayba dâir bir ilimdir. Ğayba dair kat'î malumat ise ancak Ellah’ın (cc) bize Kur’an’da ve Resulünün ehâdisinde bildirdiği kadarına münhasırdır. Binâenaleyh Hz. Mehdî’nin sudur yerini ancak ehâdisin bildirdiği kadarıyla bilebiliriz. Madem böyledir, biz de konuya dair bazı hadisleri zikredeceğiz. Şöyle ki:

عَنْ مُحَمَّدِ ابْنِ الْحَنَفِيَّةِ، قَالَ: «يَنْزِلُ خَلِيفَةٌ مِنْ بَنِي هَاشِمٍ بَيْتَ الْمَقْدِسِ يَمْلَأُ الْأَرْضَ عَدْلًا، يَبْنِي بَيْتَ الْمَقْدِسِ بِنَاءً لَمْ يُبْنَ مِثْلُهُ

Muhammed Bin Hanîfiyyeden rivayetle Resulullah (sav) şöyle buyurdu: Benî Hâşimden bir halîfe Beytu’l-Makdis’e nâzil olacaktır. Yer yüzünü adalet ile dolduracak ve Beytu’l-Makdis’i daha önce görülmemiş bir şekilde binâ edecektir. [1]

عَنِ ابْنِ مَسْعُودٍ قَالَ: يُبَايِعُ للمهدي سَبْعَةُ رِجَالٍ عُلَمَاءُ، تَوَجَّهُوا إِلَى مَكَّةَ مِنْ أُفُقٍ شَتَّى عَلَى غَيْرِ مِيعَادٍ، قَدْ بَايَعَ لِكُلِّ رَجُلٍ مِنْهُمْ ثَلَاثُمِائَةٍ وَبِضْعَةَ عَشَرَ رَجُلًا، فَيَجْتَمِعُونَ بِمَكَّةَ فَيُبَايِعُونَهُ

İbn-i Abbastan rivayetle Resulullah (sav) buyurdu ki: Mehdî’ye yedi âlim kişi bîat eder. Farklı bölge ve ufuklardan aralarında bir anlaşma olmadığı halde Mekke’ye doğru teveccüh eder giderler. Bu âlimlerden her birine üçyüz on küsür kişi biat etmiştir. Mekke’de toplanırlar ve Mehdîye bîat ederler.[2]

Buna dair hadisleri çoğaltmak mümkündür. Lakin maksud hasıl olmuştur. Bu gibi ehâdis-i Nebevîyeye baktığımızda anlıyoruz ki; Mehdî’nin huruc yeri Mekke ve Beytu’l-Makdis bölgeleri arasındadır. Yani tabir-i diğerle Şâm-ı Kübra denilen Şam topraklarında olacaktır.

Haricen çok defa söylediğim gibi tekrar diyorum:

Zikrettiğim birinci hadiste saraheten ifade edildiği üzere Mehdî, ben-î Hâşimden olacaktır. Benim nesebem bellidir. Ben Kers’li Mele Resul’un oğluyum. Binaenaleyh mehdilik gibi bir davam olmadı ve olamazda. Meseleyi daha fazla uzatmadan mezkur ehâdisle iktifa ederek muhatablarımızın fehmine ve insafına bırakıyorum.

Âciz, pür kusur, muznib Muhammed Doğan.

 

[1] Kitâbu’l Fiten / Ebû Nuaym / Mektebe-i Tevhîd Baskısı / Birinci baskı / Cild: 1 Sayfa: 399 Hadis : 1200.

[2] El-Hâvî li’l-Fetâvâ / İmam Suyûtî / Daru’l Fikir Baskısı / Cild: 2 Sayfa: 89.

Bu yazi 3808 defa gösterilmiştir.

Yorum yapabilirsiniz :

İsim
Eposta ( Sitede görünmeyecek )
Yorum
Doğrulama Kodu
Gönder

Yorumlar :

Henüz yorum yapılmamış.

Muhammed Doğan'ın (Molla Muhammed el-Mûşî el-Kersî) beyanatları Nurmend.com sitesinden başka bir platformda yayınlanmamaktadır. © 2014-2025 | Her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Nurmend - Şerhmend
0.227 sn. deSen
↑ Yukarı