tel tel tel
Kur'an-ı Kerim'den
Yâ Muhammed! Sana Ellâhu Teâla’dân suâl edenlere de ki: O Zât-ı Vâcibü’l-Vücûd birdir. Şerîki ve nazîri yoktur. Her şey O’na muhtâç olduğu halde, O hiçbir şeye muhtâç değildir. O doğmamış ve doğurmamıştır. Ezelî ve ebedîdir. Hiçbir şey O’na denk ve mümâsil olmadı.
(İhlas, 112/1-4)
Hadîs-i Şeriflerden
Komşusu zararından emin olmayan kimse cennete giremez.
(Müslim, İman 73)
Dualardan
Ey bizi nimetleriyle perverde eden sultanımız! Bize gösterdiğin nümunelerin ve gölgelerin asıllarını, menba'larını göster. Ve bizi makarr-ı saltanatına celbet. Bizi bu çöllerde mahvettirme. Bizi huzuruna al. Bize merhamet et. Burada bize tattırdığın leziz nimetlerini orada yedir. Bizi zeval ve teb'îd ile tazib etme. Sana müştak ve müteşekkir şu muti raiyetini başı boş bırakıp i'dam etme.
(Sözler)
Vecîze
Dünya süslü bir menzildir. Herbirimizin hayatı, bir endam âyinesidir. Şu dünyadan herbirimize birer dünya var, birer âlemimiz var. Fakat direği, merkezi, kapısı, hayatımızdır.
Mektûbat

NURCULUK VE MEHDİLİK İTHAMLARI HAKKINDA

18.10.2024

Ben Molla Muhammed. Yani Hoca Abi olarak maruf bu abd-i aciz, katiyyen ifade ediyorum ki; Risâle-i Nurlarla tanıştığım 1963 senesinden şimdiye kadar “nurculuk” adı altında var olan hiç bir cemiyet ve cemaatle alakam olmadığı gibi, Risale-i Nur dairesi altında “abiler” adı altındaki hiç bir şahısla en ufak bir alakam yoktur ve olamaz. Belki başta Kuran şakirdiyim, hadimiyim, Risale-i Nur talebesiyim. Başka bir davam olamaz. Zira biz Kuran hadimliği ile iftihar edenlerdeniz. Yalnızca bu dairede Hacı Hulusi Bey’in (r.a) derslerine devam ederek üstadlığını kabul etmişim. Bu sözüme bütün hayatım şahiddir. Hiçbir ferd nurculuk cemaat ve cemiyyetleriyle alakam olduğu iddia edemez.

Bununla beraber hakkımda sürekli gündeme gelen “Mehdilik dava ediyor” iftirâsına karşı evvelki gün yapmış olduğum beyana zîyadeten şu hususu da ifade etmek isterim: 

Evvela: Rivayete göre Mehdi, Âl-i Beyt-i Nebevîden olacak. Halbuki ben, zahire göre neseben Al-i Beyt-i Nebevî’den değilim.

Saniyen: Rivâyete göre Mehdi’nin ismi, Muhammed; babasının ismi, Abdullah; annesinin ismi, Âmine olacak. Bazı rivayetlerde ise sadece babasının ismi geçmektedir. Halbuki benim babamın ismi, Resûl; annemin ismi ise Gülo’dur. Bu isimler, zikredilen isimlere muvafık düşmüyor.

Sâlisen: Mehdi, kırk yaşında olacak. Ben, şu an seksen yaşıma yaklaştım. Kabir kapısındayım. Görme kabiliyetimi kaybettim. İşitme kabiliyetimde de zafiyet var. Devamlı alîl, hasta bir insanım. Bununla beraber halimden şikayet etmiyor, Rabb-i Rahimime şükrediyorum.

Rabian: Zahiri vücudum, hadis-i şeriflerde beyan edilen Mehdi’nin zahiri hiçbir evsafına, şemailine benzemiyor.

Bu rivayetler de gösteriyor ki; hakkımda yapılan bu iddia, sadece iftiradan ibarettir.

Muhterem Kardeşlerim!

Ben, kendi günahlarımla meşgulüm. Bu nev’ iftiralarla meşgul olmaya vaktim yoktur. Bu gibi yazıların neşri ise hizmetin selâmeti için zarurete binaen yapılmaktadır. Bu iftiralarda bulunanlarla da alakam yoktur. Onlara şahsî hakkımı helal ediyorum. Kur’an’ın hakkına ise karışmıyorum.

Şu ana kadar kısmen münzevi bir hayat yaşadım. Bundan sonraki hayatımda da Cenab-ı Hak, tevfikini refik ederse, bazen derslere katılmak müstesna, eski günahlarıma keffâreten daha fazla münzevi yaşamak, cem’iyyet-i beşeriyyeden çekilmek istiyorum.

Bu sözlerimi okuyup dinleyenlere selam olsun.

Pür-kusur bir abd-i müznib

Muhammed DOĞAN

Bu yazi 3000 defa gösterilmiştir.

Yorum yapabilirsiniz : ↓

İsim
Eposta ( Sitede görünmeyecek )
Yorum
Doğrulama Kodu
Gönder

Yorumlar :

Henüz yorum yapılmamış.

Muhammed Doğan'ın (Molla Muhammed el-Mûşî el-Kersî) beyanatları Nurmend.com sitesinden başka bir platformda yayınlanmamaktadır. © 2014-2025 | Her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Nurmend - Şerhmend
0.479 sn. deSen
↑ Yukarı