tel tel tel
Kur'an-ı Kerim'den
Yâ Muhammed! Sana Ellâhu Teâla’dân suâl edenlere de ki: O Zât-ı Vâcibü’l-Vücûd birdir. Şerîki ve nazîri yoktur. Her şey O’na muhtâç olduğu halde, O hiçbir şeye muhtâç değildir. O doğmamış ve doğurmamıştır. Ezelî ve ebedîdir. Hiçbir şey O’na denk ve mümâsil olmadı.
(İhlas, 112/1-4)
Hadîs-i Şeriflerden
Komşusu zararından emin olmayan kimse cennete giremez.
(Müslim, İman 73)
Dualardan
Ey bizi nimetleriyle perverde eden sultanımız! Bize gösterdiğin nümunelerin ve gölgelerin asıllarını, menba'larını göster. Ve bizi makarr-ı saltanatına celbet. Bizi bu çöllerde mahvettirme. Bizi huzuruna al. Bize merhamet et. Burada bize tattırdığın leziz nimetlerini orada yedir. Bizi zeval ve teb'îd ile tazib etme. Sana müştak ve müteşekkir şu muti raiyetini başı boş bırakıp i'dam etme.
(Sözler)
Vecîze
Dünya süslü bir menzildir. Herbirimizin hayatı, bir endam âyinesidir. Şu dünyadan herbirimize birer dünya var, birer âlemimiz var. Fakat direği, merkezi, kapısı, hayatımızdır.
Mektûbat

YILLARDIR DEVAM EDEN KATMERLİ BİR İFTİRAYA CEVAB

04.11.2023

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ وَ الصَّلَاةُ وَ السَّلَامُ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَ عَلٰى اٰ لِهِ وَ صَحْبِهِ اَجْمَع۪ينَ

Aziz Ahiret Kardeşlerim!

Kumpas davasıyla hapse girdiğim 2010 tarihinden yaklaşık iki-üç yıl evvel Elazığ’lı bir zat, halk arasında Üstad Bedîüzzaman (ra) Hazretleri’nin mutlak varisi diye meşhur olan altı kişinin yaşlı olanlarından ikisine, “Molla Muhammed, mehdilik davasında bulunuyor” diye söylemiş. Onlar da bizzat o zamanın mevcud MİT Müsteşarıyla görüşerek bunu rapor haline getirmişler. Dolayısıyla mehdilik davasında bulunduğum iddiasının temeli, Elazığ’dan kaynaklanıyor. Bu kişiler, beni suçlayıp hapse attırmak için Elazığ’da Alevi bir gazeteciyi, bu konuyu gazetede teşhir etmek maksadıyla görevlendirmişler. Bu gazeteci insaflı çıkıp araştırma sonucunda “Böyle bir iddia asılsızdır.” deyip rapor yazdı ve bunu gazetede neşretti.

Bu şikayetleri 2010 tarihinde kumpas davasıyla gözaltına alındığım zaman, savcılık soruşturmasında tesbitli olarak tekrar karşıma çıktı. Onların şikâyetleri, soruşturma dosyasına girdi. Ancak Elazığ’lı Alevi gazetecinin müsbet raporuyla, bu konu, hakkımda bir suç teşkil etmedi. Şayet bu müsbet rapor olamasaydı kurtulamazdım.

Buna ziyade olarak yanımda okuyanlar, yanımdan ayrıldıktan bir müddet sonra müfteriyane “Hoca Abi, mehdilik dava ediyor.” diye dava etmeye başladılar. Halbuki yanımdayken böyle bir iddiaları yoktu. Haşa bin kere haşa! Ben, kendimi bildim bileli böyle bir iddiada bulunmadım. Bu konuda Halık-ı Âlem’i, yeri ve göğü şahid olarak gösteriyorum.

Bu iftiralara karşılık şunu ifade etmek isterim ki:

Evvela: Rivayete göre Mehdi, Âl-i Beyt-i Nebevîden olacak. Halbuki ben, zahire göre, neseben Âl-i Beyt-i Nebevî’den değilim.

Saniyen: Rivayete göre Mehdi’nin ismi, Muhammed; babasının ismi, Abdullah; annesinin ismi, Âmine olacak. Bazı rivayetlerde ise sadece babasının ismi geçmektedir. Halbuki benim babamın ismi, Resul; annemin ismi ise Gülo’dur. Bu isimler, hadiste zikredilen isimlere muvafık düşmüyor.

Sâlisen; Yine bazı rivayetlere göre Mehdi, kırk yaşında olacak. Ben, şu an seksen yaşıma yaklaştım. Kabir kapısındayım. Görme kabiliyetimi kaybettim. İşitme kabiliyetimde de zafiyet var. Devamlı alîl, hasta bir insanım. Bununla beraber halimden şikâyet etmiyor, Rabb-i Rahimime şükrediyorum.

Rabian: Zahiri vücudum, hadis-i şeriflerde beyan edilen Mehdi’nin zahiri hiçbir evsafına ve şemailine de benzemiyor.

Bu rivayetler gösteriyor ki; hakkımda yapılan bu iddia, sadece iftiradan ibarettir.

Muhterem Kardeşlerim!

Ben, kendi günahlarımla meşgulüm. Bu nev’ iftiralarla meşgul olmaya vaktim yoktur ve bu iftiralarda bulunanlarla da alakam yoktur. Onlara şahsi hakkımı helal ediyorum. Kur’an’ın hakkına ise karışmıyorum.

Şu ana kadar kısmen münzevi bir hayat yaşadım. Bundan sonraki hayatımda da Cenab-ı Hak, tevfikini refik ederse, -bazen derslere katılmak müstesna- eski günahlarıma keffâreten daha fazla münzevi yaşamak, cem’iyyet-i beşeriyyeden çekilmek istiyorum.

Bu sözlerimi okuyup dinleyenlere selam olsun.

 

Pür-kusur bir abd-i müznib

Muhammed DOĞAN

 

Bu yazi 3383 defa gösterilmiştir.

Yorum yapabilirsiniz : ↓

İsim
Eposta ( Sitede görünmeyecek )
Yorum
Doğrulama Kodu
Gönder

Yorumlar :

Henüz yorum yapılmamış.

Muhammed Doğan'ın (Molla Muhammed el-Mûşî el-Kersî) beyanatları Nurmend.com sitesinden başka bir platformda yayınlanmamaktadır. © 2014-2025 | Her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Nurmend - Şerhmend
0.421 sn. deSen
↑ Yukarı