tel tel tel
Kur'an-ı Kerim'den
(Yeryüzünde kibirli bir halde yürüme. Şüphe yok ki, sen ne yeri yarabilirsin) öyle bir kuvvete sahip değilsin (ve ne de boyca dağlara yetişebilirsin.) Artık bu kadar büyüklük taslamak sana yakışır mı?
(İsra, 17/37)
Hadîs-i Şeriflerden
Bir kimse bir müslümanın ayıbını örterse, Ellah da onun dünya ve ahiretteki ayıplarını örter.
(Müslim, zikir 38)
Dualardan
Ya İlâhî! Bizleri, dünyâda selâmete, kabirde istirâhate, haşirde şefâate, Cennetü’l-Firdevs’te ebedî ikàmete ve cemâl-i bâ kemal-i İlâhî’yi müşâhedeye nâiliyyetle hakìkì ve ebedî mes'ûd edeceklerin arasına nihâyetsiz rahmetinle idhâl edip ni’metini itmâm eyle.
(Hacı Hulusi Bey)
Vecîze
Evet günah kalbe işleyip, siyahlandıra siyahlandıra tâ nur-u imanı çıkarıncaya kadar katılaştırıyor.
Lem'alar
KAMUOYUNUN BİLGİSİNE

KAMUOYUNUN BİLGİSİNE

25.08.2021

Muhammed DOĞAN Hoca’mızın avukatları vasıtasıyla neşrettiği bir mektubudur.

بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ

اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَ رَحْمَةُ اللّٰهِ وَ بَرَكَاتُهُ

Aziz Ahiret Kardeşlerim!

Sizlere, zarûrete mebnî bir kaç mes’eleyi ihtar etmeye mecbûrum.

Birinci Mes’ele:  “Eûzu billahi mine’ş-şeytani ve’s-siyaseti” sırrıyla bu asırdaki müsbet ve menfî, dahilî ve haricî her çeşit siyasetten uzak kalmak, Kur’an hâdimlerinin düstûrudur. Bu düstûra binâen, bu siyaset işini ehline bırakırız. Bizim vazifemiz sadece tebliğdir. Bu münasebetle Kur’an hesabına, Risale-i Nur hesabına hiç bir siyasetle alakamızın olmadığını bütün mü’min kardeşlerimize, husûsan Risale-i Nur şakirdlerine ilan ediyoruz. Vatan vazifesi olan oy kullanmak müstesna. Bu vatan vazifesinde de herkes serbesttir, dilediğine oy verebilir. Bununla beraber Merhum Hacı Hulusi Bey’in de buyurduğu gibi; “Seçim zamanı, rey vermek gizlidir. Herkes vicdanına müracaat eder, re’yini sandığa atar. “Ne yaptın?” diyene; “Attım, gitti.” der.” (Mektûbât-ı Hulûsiyye, 3, s. 107)

İkinci Mes’ele: Bu hizmet-i îmâniye ve Kur’aniyede en önemli düstûrlarımızdan biri de “sırren tenevveret”tir. Yani Kur’an ve Risale-i Nur dersleri gizli nurlanır. Gizliden maksad, polisten gizlenmek değil, belki şöhretten ve şaşaadan uzak kalmaktır.

Üçüncü Mes’ele: Derste tefanî sırrına mazhar olmaktır. Yani birimiz doğuda, birimiz batıda, birimiz kuzeyde, birimiz güneyde, birimiz dünyada, biriniz ahirette bulunsak da yek vücud olmaktır. Yani hakikat-ı Muhammediye ve hakikat-i İbrahimiyeyi canlandırmaktır.

Dördüncü Mes’ele: Bu dersleri yapmaktan maksadımız, sadece rıza-i İlahiyi ve saadet-i ebediyeyi tahsil etmektir. 

Beşinci Mes’ele: Bizler, Kitab ve Sünnet’in bir hakikatinin vuzûha kavuşmasını, bütün makamata tercih edenlerdeniz. Yani nefsimiz cümleden ednâ, hizmet-i Kur’aniyye cümleden a’la sırrıyla biz sadece Hâdimu’l-Kur’anız.

Hulasa: Bu hususta sürekli dediğim gibi yine derim: “Sükût değil hasen, belki ahsendir.”

 

Hâdimu’l-Kur’an

Muhammed DOĞAN

Kamuoyunun bilgisine sunulur.

 

Muhammed Doğan’ın Avukatları Namına

Av. Mustafa Gökalp

 

Bu yazi 4283 defa gösterilmiştir.

Yorum yapabilirsiniz :

İsim
Eposta ( Sitede görünmeyecek )
Yorum
Doğrulama Kodu
Gönder

Yorumlar :

Allah razı olsun Rabbim sağlıklı hayırlı ömürler versin
26.08.2021 22:12 Ruhi karaboğa

Muhammed Doğan'ın (Molla Muhammed el-Mûşî el-Kersî) beyanatları Nurmend.com sitesinden başka bir platformda yayınlanmamaktadır. © 2014-2025 | Her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Nurmend - Şerhmend
0.223 sn. deSen
↑ Yukarı