tel tel tel
Kur'an-ı Kerim'den
Sanma ki; yaptıkları kötülüklerle sevinen ve yapmadıkları iyiliklerle övülmekten hoşlanan kimseler, azâbtan kurtulurlar. Onlar için elem verici bir azâb vardır.
(Al-i İmran, 3/188)
Hadîs-i Şeriflerden
Sağılan süt nasıl memeye tekrar girmezse, Ellah korkusundan ağlayan bir kimse de Cehennem’e girmez. Bir kimsenin üzerinde Ellah yolundaki cihadın tozu ile Cehennem dumanı birleşmez.
(Tirmizi, Fedailu'l-cihad, 8)
Dualardan
Yâ İlâhenâ! Afv edicisin, afvı seversin. Bizleri ve bütün geçmişlerimizi ve hayâtta bulunan umûm dîn kardeşlerimizi afv u mağfiret buyur.
(Hacı Hulusi Bey)
Vecîze
"Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm ferman etmiş: "Ben ve benden evvel gelen peygamberlerin en ziyade faziletli ve kıymetli Sözleri, "Lâ ilahe illallah" kelâmıdır."
Şuâlar
KAMUOYUNUN BİLGİSİNE

KAMUOYUNUN BİLGİSİNE

25.08.2021

Muhammed DOĞAN Hoca’mızın avukatları vasıtasıyla neşrettiği bir mektubudur.

بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ

اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَ رَحْمَةُ اللّٰهِ وَ بَرَكَاتُهُ

Aziz Ahiret Kardeşlerim!

Sizlere, zarûrete mebnî bir kaç mes’eleyi ihtar etmeye mecbûrum.

Birinci Mes’ele:  “Eûzu billahi mine’ş-şeytani ve’s-siyaseti” sırrıyla bu asırdaki müsbet ve menfî, dahilî ve haricî her çeşit siyasetten uzak kalmak, Kur’an hâdimlerinin düstûrudur. Bu düstûra binâen, bu siyaset işini ehline bırakırız. Bizim vazifemiz sadece tebliğdir. Bu münasebetle Kur’an hesabına, Risale-i Nur hesabına hiç bir siyasetle alakamızın olmadığını bütün mü’min kardeşlerimize, husûsan Risale-i Nur şakirdlerine ilan ediyoruz. Vatan vazifesi olan oy kullanmak müstesna. Bu vatan vazifesinde de herkes serbesttir, dilediğine oy verebilir. Bununla beraber Merhum Hacı Hulusi Bey’in de buyurduğu gibi; “Seçim zamanı, rey vermek gizlidir. Herkes vicdanına müracaat eder, re’yini sandığa atar. “Ne yaptın?” diyene; “Attım, gitti.” der.” (Mektûbât-ı Hulûsiyye, 3, s. 107)

İkinci Mes’ele: Bu hizmet-i îmâniye ve Kur’aniyede en önemli düstûrlarımızdan biri de “sırren tenevveret”tir. Yani Kur’an ve Risale-i Nur dersleri gizli nurlanır. Gizliden maksad, polisten gizlenmek değil, belki şöhretten ve şaşaadan uzak kalmaktır.

Üçüncü Mes’ele: Derste tefanî sırrına mazhar olmaktır. Yani birimiz doğuda, birimiz batıda, birimiz kuzeyde, birimiz güneyde, birimiz dünyada, biriniz ahirette bulunsak da yek vücud olmaktır. Yani hakikat-ı Muhammediye ve hakikat-i İbrahimiyeyi canlandırmaktır.

Dördüncü Mes’ele: Bu dersleri yapmaktan maksadımız, sadece rıza-i İlahiyi ve saadet-i ebediyeyi tahsil etmektir. 

Beşinci Mes’ele: Bizler, Kitab ve Sünnet’in bir hakikatinin vuzûha kavuşmasını, bütün makamata tercih edenlerdeniz. Yani nefsimiz cümleden ednâ, hizmet-i Kur’aniyye cümleden a’la sırrıyla biz sadece Hâdimu’l-Kur’anız.

Hulasa: Bu hususta sürekli dediğim gibi yine derim: “Sükût değil hasen, belki ahsendir.”

 

Hâdimu’l-Kur’an

Muhammed DOĞAN

Kamuoyunun bilgisine sunulur.

 

Muhammed Doğan’ın Avukatları Namına

Av. Mustafa Gökalp

 

Bu yazi 2435 defa gösterilmiştir.

Yorum yapabilirsiniz :

İsim
Eposta ( Sitede görünmeyecek )
Yorum
Doğrulama Kodu
Gönder

Yorumlar :

Henüz yorum yapılmamış.

Muhammed Doğan'ın (Molla Muhammed el-Mûşî el-Kersî) beyanatları Nurmend.com sitesinden başka bir platformda yayınlanmamaktadır. © 2014-2021 | Her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Nurmend - Şerhmend
0.021 sn. deSen
↑ Yukarı