tel tel tel
Kur'an-ı Kerim'den
Yâ Muhammed! Sana Ellâhu Teâla’dân suâl edenlere de ki: O Zât-ı Vâcibü’l-Vücûd birdir. Şerîki ve nazîri yoktur. Her şey O’na muhtâç olduğu halde, O hiçbir şeye muhtâç değildir. O doğmamış ve doğurmamıştır. Ezelî ve ebedîdir. Hiçbir şey O’na denk ve mümâsil olmadı.
(İhlas, 112/1-4)
Hadîs-i Şeriflerden
Komşusu zararından emin olmayan kimse cennete giremez.
(Müslim, İman 73)
Dualardan
Ey bizi nimetleriyle perverde eden sultanımız! Bize gösterdiğin nümunelerin ve gölgelerin asıllarını, menba'larını göster. Ve bizi makarr-ı saltanatına celbet. Bizi bu çöllerde mahvettirme. Bizi huzuruna al. Bize merhamet et. Burada bize tattırdığın leziz nimetlerini orada yedir. Bizi zeval ve teb'îd ile tazib etme. Sana müştak ve müteşekkir şu muti raiyetini başı boş bırakıp i'dam etme.
(Sözler)
Vecîze
Dünya süslü bir menzildir. Herbirimizin hayatı, bir endam âyinesidir. Şu dünyadan herbirimize birer dünya var, birer âlemimiz var. Fakat direği, merkezi, kapısı, hayatımızdır.
Mektûbat

DEF-İ BELİYYÂT VE ŞİFA İÇİN OKUNACAK DUÁ

Üstâd Hazretleri’nin “Bir zât def'-i beliyyat için istişfâ اِسْتِشْفَاءْ ve istişfa' اِسْتِشْفَاعْ için böyle demiş:[1]”  diye bahsettiği duá hakkında Hacı Hulusi Bey (ra) buyuruyor ki: “Bir kimsenin bir sıkıntısı olsa ve bunu okusa, Ellah o kişiyi o sıkıntısından kurtarır.” O dua şudur:

يَا مَنْ لَط۪يفُ لَمْ يَزَلْ 

اُلْطُفْ بِنَا ف۪يمَا نَزَلَ

أَنْتَ الْقَوِيُّ نَجِّنَا 

عَنْ قَهْرِكَ يَومَ الْخَلَلِ

  ل۪ي خَمْسَةٌ اُطْف۪ي بِهَا 

نَارَ الْوَبَاءِ الْحَاطِمَةَ

اَلْمُصْطَفٰي وَالْمُرْتَضٰي 

وَابْنَاهُمَا وَالْفَاطِمَةَ

Mânâsı:

Ey lütf u keremi zâil olmayıp dâimî olan Latif!

İnen bela ve musîbet hakkında bize lütfet.

Ya Rabbi! Sen, kuvvet sahibisin, güçlüsün.

Yevm-i halel olan kıyamet gününden ve dünyadaki tehlikeli günlerden bizi kurtar.

Benim için senin katında şefaatleri makbûl olan beş insan var,  Ben, bu zevât-ı âliyeyi şefâatçi olarak zikredip Senin izninle vebâ ateşini söndürürüm.

O ateş ki; her şeyi kırıp atan bir ateştir; hastalıklardır, kederdir, elemdir, beladır, musibettir.

O beş kişi: Resul-i Ekrem (asm), Hazret-i Álî (ra), iki oğlu Hazret-i Hasan ve Hazret-i Hüseyn (ra) ve Fatıma (ra)’dır.

Ellahım! Bu beş mübârek insân -ki, bunlara hadîste ‘Hamse-i Âl-i Aba’ denilir. Bunların- hürmetine, maddî ve manevî bütün dertlerimize şifâ ver. Dünyevî ve uhrevî belâ ve musibetlerden, azâb-ı elîmden bizleri muhâfaza eyle. Âmin.


[1] Barla Lahikası, s.344.

 

Muhammed Doğan'ın (Molla Muhammed el-Mûşî el-Kersî) beyanatları Nurmend.com sitesinden başka bir platformda yayınlanmamaktadır. © 2014-2025 | Her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Nurmend - Şerhmend
0.418 sn. deSen
↑ Yukarı