tel tel tel
Kur'an-ı Kerim'den
Ey insanlar! (Siz, ekseriyetle dünya hayatını ahiret hayatına tercih ediyorsunuz. Halbuki ahiret, dünyadan daha hayırlıdır ve devamlıdır.) Ahiret hayatı ebedidir. Ehl-i iman hakkında cismani ve ruhani saadetleri camidir. Dünya hayatı ise fanidir. Elem ve kederden hali değildir.
(A’la, 87/16-17)
Hadîs-i Şeriflerden
Kıyamet günü haklar sahiplerine mutlaka verilecektir. Hatta boynuzsuz koyun için boynuzlu koyun kısas edilip intikamı alınacaktır.
(Müslim, Birr 60)
Dualardan
Cenab-ı Hak, ehl-i imanı ve Risale-i Nur şakirdlerini böylelerin şerrinden muhafaza eylesin, âmîn.
(Kastamonu Lahikası)
Vecîze
Hüner, kesret-i etba' ile değildir. Belki hüner, rıza-yı İlahîyi kazanmakladır.
Lem'alar

SABAH-AKŞAM ÜÇER DEFA OKUNMASI FAZİLETLİ OLAN DUALAR

بِسْمِ اللّٰهِ الَّذ۪ي لَا يَضُرُّ مَعَ اسْمِهِ شَيْءٌ فِي الْاَرْضِ وَلَا فِي السَّمَاءِ وَهُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ

اَعُوذُ بِكَلِمَاتِ اللّٰهِ التَّامَّاتِ مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ اَعُوذُ بِكَلِمَاتِ اللّٰهِ التَّامَّاتِ مِنْ غَضَبِهِ وَ عِقَابِهِ وَ مِنْ شَرِّ عِبَادِهِ وَ مِنْ هَمَزَاتِ الشَّيَاط۪ينِ وَ اَنْ يَحْضُرُونِ

Kaynak:

1. Osman bin Affan (ra)’dan rivâyet edildiğine göre Resûlullah (sav) şöyle buyurdu:

مَا مِنْ عَبْدٍ يقُولُ ف۪ي صَبَاحِ كُلِّ يَوْمٍ وَمَسَاءِ كُلِّ لَيْلَةٍ: بِسْمِ اللّٰهِ الَّذ۪ي لَا يَضُرُّ مَعَ اسْمِهِ شَيْءٌ فِي الْاَرْضِ وَلَا فِي السَّمَاءِ وَهُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ ثَلاَثَ مَرَّاتٍ إلَّا لَمْ يَضُرَّهُ شَيءٌ

Yani, “Kim, her sabah ve akşam üç defa

 بِسْمِ اللّٰهِ الَّذ۪ي لَا يَضُرُّ مَعَ اسْمِهِ شَيْءٌ فِي الْاَرْضِ وَلَا فِي السَّمَاءِ وَهُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ

“İsmiyle birlikteyken yerde ve gökte hiçbir şeyin zarar veremeyeceği Ellah'ın adıyla. O'dur her sesi işiten ve her şeyi bilen." derse, ona hiçbir şey zarar veremez.”[1]

 

2. Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: Bir adam Resûlullah (sav)’e gelerek, “Ya Resûlallah! Dün gece beni sokan bir akrep yüzünden neler çektim.” dedi. Resûlullah (sav) de şöyle buyurdu:

اَمَا لَوْ قُلْتَ ح۪ينَ اَمْسَيْتَ: اَعُوذُ بِكَلِمَاتِ اللّٰهِ التَّامَّاتِ مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ لم تَضُرَّكَ

“Eğer akşamleyin, اَعُوذُ بِكَلِمَاتِ اللّٰهِ التَّامَّاتِ مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ “Yaratılmışların şerrinden Ellah'ın tam kelimelerine sığınırım.” deseydin, o sana zarar vermezdi."[2]

 

3. Amr bin Şuayb (ra) babası ve dedesi vasıtasıyla bildirdiğine göre; Resûl-i Ekrem (sav) Efendimiz, uykuda korkanlara şu duayı tavsiye ederlerdi:

اَعُوذُ بِكَلِمَاتِ اللّٰهِ التَّامَّاِت مِنْ غَضَبِهِ وَ عِقَابِهِ وَ مِنْ شَرِّ عِبَادِهِ وَ مِنْ هَمَزَاتِ الشَّيَاطِينِ وَ اَنْ يَحْضُرُونِ

Yani; “Ellahım! Senin gazabından, ikâbından, kullarının şerlerinden, şeytanların vesveselerinde ve yanımda hazır bulunmalarından senin tam kelimelerine sığınırım.” [3]

 

 


[1] Ebu Davud, Edeb, 101.

[2] Müslim, Zikir, 55

[3] Tirmizi, Daavat, Hadis No: 3528; Ebu Davud, Tıb, Hadis No: 3893.

Muhammed Doğan'ın (Molla Muhammed el-Mûşî el-Kersî) beyanatları Nurmend.com sitesinden başka bir platformda yayınlanmamaktadır. © 2014-2025 | Her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Nurmend - Şerhmend
0.250 sn. deSen
↑ Yukarı