tel tel tel
Kur'an-ı Kerim'den
(Şüphesiz biz, kâfirler için zincirler ve demir halkalar ve alevlendirilmiş bir ateş hazırladık.) Onlar, kıyamette elleri boyunlarına demir zincirler ile bağlanarak Cehennem ateşine sevk edileceklerdir. Orada ebediyyen azab göreceklerdir. İşte küfrün cezası, böyle ebedi Cehennem’dir ve bu ceza, ayn-ı adalettir.
(İnsan, 76/4)
Hadîs-i Şeriflerden
Müşteriyi kızıştırıp kandırmak için alışverişte malın fiyatında artırma yapmayınız.
(Buhari, Büyu', 58)
Dualardan
Ya İlâhî! Yüzlerin ak ve kara olarak görüneceği o günde yüzlerimizi ak eyle. Kalblerimizi pâk eyle. Kabirlerimizi nurlandır, Cennet bahçelerinden bir bahçe eyle.
(Hacı Hulusi Bey)
Vecîze
Hasta evvelâ kendine bakmalı, sonra hastalara bakabilir.
Mektûbat

Delâlet-i mutâbıkıyye

delâlet-i mutâbıkıyye: Bir kelâmın, vaz olunduğu, ya’nî kasd edilen manânın tamânına delâletidir. Meselâ: “İnsân” lâfzı, insânın tâm mâhiyyeti olan, “hayvân-ı nâtık”, yanî  “şuûrlu konuşan canlı” ma’nâsına delâleti gibi.

Meselâ: “Zekât, Müslümanların fakírlerine verilir, hiç bir zengine verilmez” ibâresi; zekâtın, yalnız Müslüman fakírlere verileceğine “delâlet-i mutâbıkıyye” ile; zengin olan Ali, Veli gibi belli şahıslara verilemeyeceğine “delâlet-i tazammuniyye” ile; zekât husûsunda zenginler ile fakírler arasında fark bulunduğuna da “delâlet-i iltizâmiyye” ile delâlet eder.   

Muhammed Doğan'ın (Molla Muhammed el-Mûşî el-Kersî) beyanatları Nurmend.com sitesinden başka bir platformda yayınlanmamaktadır. © 2014-2025 | Her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Nurmend - Şerhmend
0.383 sn. deSen
↑ Yukarı