tel tel tel
Kur'an-ı Kerim'den
Ve sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et.
(Hicr, 15/99)
Hadîs-i Şeriflerden
İnsanlara merhamet etmeyen kimseye Ellah da merhamet etmez.
(Buhari, Edeb 18)
Dualardan
Ey kerem ve atâsı bol, afv ve mağfiretin sultânı Rabbimiz! Hakkımızda lütûf buyurduğun ni'metlerini saymakdan ve şükründen âciziz.وَقَل۪يلٌ مِنْ عِبَادِيَ الشَّكُورُ fermânıyla işâret buyurduğun şâkirler zümresine bizleri de idhâl eyle.
(Hacı Hulusi Bey)
Vecîze
"Âlimler, peygamberlerin vârisleridirler."
Tarihçe-i Hayat

Delâlet-i iltizâmiyye

   delâlet-i iltizâmiyye: Bir lâfzın, kasdedildiği ma’nânın lâzımına zarûrî olarak işâret etmesi, göstermesi, delâlet etmesi. Başka bir ifâde ile bir lâfzın vaz olunduğu ma’nânın lâzımına, yanî o mâna ile berâber bulunması zarûrî olan diğer bir mânaya delâletidir.

Meselâ: “Cenâb-ı Hak beyı, ya’nî alış verişi helâl; ribâyı, ya’nî fâizi harâm kılmıştır” ibâresi, “bey”, yanî  alış-veriş ile “ribâ” ya’nî fâiz arasında fark bulunduğunu beyân için sevk olunmuştur. Bundan asıl murad budur.

O hâlde, bu ibâre, meşrû alışverişle fâiz arasında fark bulunduğuna  “delâlet-i mutâbıkıyye” ile delâlet ettiği gibi, “bey”in helâl, “fâiz”in harâm olduğuna da yine “delâlet-i mutâbıkıyye” ile “bi-l işâre” delâlet etmiş olur.

Yine bunun gibi, bir malın abde verilmesini veyâ verilmemesini isteyen bir kimseye karşı, “Bu malı hiç bir şahsa vermem” sözü, bu malın abde verilmeyeceğine “delâlet-i tazammuniyye” ile “bi-l işâre” delâlet eder. “Evlâdın nafakaları mevlûdün leh üzerinedir” ibâresi de, çocukların neseblerinin, babalarından sâbit olacağına “delâlet-i iltizâmiyye” ile bil-işâre delâlet eder.

Çünkü, babanın “mevlûdün leh” olması, nesebin kendisinden sübûtunu müstelzimdir. (İst. Fık. K.)

Muhammed Doğan'ın (Molla Muhammed el-Mûşî el-Kersî) beyanatları Nurmend.com sitesinden başka bir platformda yayınlanmamaktadır. © 2014-2025 | Her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Nurmend - Şerhmend
0.252 sn. deSen
↑ Yukarı