22 Rebiülevvel 1441
20 Kasım 2019
Üye Giriş / Kayıt tel tel tel
Kur'an-ı Kerim'den
Ve sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et.
(Hicr, 15/99)
Hadîs-i Şeriflerden
Ellah iyiliğini istediği kulun cezasını dünyada verir, fenalığını istediği kulun cezasını da kıyamet günü günahını yüklenip gelsin diye dünyada vermez.
(Tirmîzî, Zühd 57)
Dualardan
Ya İlâhî! Dünyâyı saran dinsizlik âfetinden İslâm Âlemi’ni ve yurdumuzu halâs eyle. Bu âfeti memleketimizde, içimizde, bilhassa gençlerimizde yaymaya çalışanları, şeytândan ders alarak ehl-i îmâna saldıran zâlimleri, حَسْبُنَا اللّٰهُ وَنِعْمَ الْوَك۪يلُ diyerek, izzet ve azametine havâle ediyoruz.
(Hacı Hulusi Bey)
Vecîze
İnsan bütün zîhayat âlemi içinde nazik, nazenin, nazdar bir çocuk hükmündedir. Rahmanürrahîm'in dergâhında; ya za'f u acziyle ağlamak veya fakr u ihtiyacıyla dua etmek gerektir. Tâ ki, makasıdı ona müsahhar olsun veya teshirin şükrünü eda etsin.
Sözler

Yirmi İkinci Söz'ün Şerhi Çok Yakında Çıkıyor

08.07.2019

Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin telif ettiği "Sözler" adlı eserinde yer alan Yirmi İkinci Söz, Molla Muhammed el-Mûşî el-Kersî tarafından şerh ve izah edildi. Tevhîd delillerini en parlak şekilde gösteren eser, marifetullah ve muhabbetullah mertebelerine ulaşmada büyük destek sağlıyor. Baskı ve ciltlenme safhalarını geçirecek olan 504 sayfalık kitabın, yakın bir tarihte dağıtımına başlanacağını umuyoruz.

Ellah'ın varlığını ve birliğini idrâk etmede, taklîdî ve tahkîkî olmak üzere iki tevhîd yolu bulunduğu anlatılan eserde, âsâr-ef'ál-esmâ ve sıfât silsilesi takip edilerek hakîkî tevhîde ulaşmanın mümkün olduğu kaydediliyor.

Üstâd Bediüzzaman Hazretlerinin, diğer bütün risalelerinde olduğu gibi, bu risalede de doğrudan doğruya Kur’ân-ı Azímüşşân’ı rehber ettiği, bu eserin ve diğer risâlelerin, onun karîha-i fikrinden çıkmadığı; belki Kur’ân’ın usûl ve üslûbundan, esrâr ve meánîsinden tereşşüh edip nebeán eden dersler olduğu vurgulanırken, kitabın Takdîm yazısında insanın bu dünyadaki asıl vazifesine de şöyle işaret ediliyor:

"Áciz, zaíf, fakír, nâkıs, kusûrlu, perîşân bir vaz‘ıyyette, şu meşhere, ordugâha ve meydân-ı imtihâna atılan insânın vazífe-i asliyyesi ve farîza-i hılkati, onu, şu meydâna gönderen Zât-ı Zülcelâl’i ve Ma‘bûd-u Bilhakk’ı bulmak ve tanımaktır. Bu da ancak hakíkí tevhídi, bulmakla mümkündür. Hakíkí tevhídi bulmak ise, ancak ve ancak Kur’ân-ı mu‘cizü’l-Beyân ve Resûl-i Ekrem (asm)’ın nev-i beşere ta‘lîm ettikleri delîller ve hüccetleri, anlamak ve kavramak ve bilmekle mümkündür. İşte şu risâle, tevhíd-i hakíkí dersini veren ve bu husûstaki delîl ve hüccetleri, akıl ve kalbin önüne serdeden; hakkı taharrî eden insânı, iknâ edip doyuran; tevhíde dâir yazılan bir şâheserdir."

 

Kaynak:Semendel Yayınları

 

Bu yazi 498 defa gösterilmiştir.

Yorum yapabilirsiniz :

İsim
Eposta ( Sitede görünmeyecek )
Yorum
Doğrulama Kodu
Gönder

Yorumlar :

Henüz yorum yapılmamış.

Muhammed Doğan'ın (Molla Muhammed el-Mûşî el-Kersî) beyanatları Nurmend.com sitesinden başka bir platformda yayınlanmamaktadır. © 2014-2019 Her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Nurmend - Şerhmend
0.011 sn.
↑ Yukarı