27 Rebiülevvel 1439
16 Aralık 2017
Üye Giriş / Kayıt tel tel tel
Kur'an-ı Kerim'den
İşte Rabbin, zulümkar memleket ahalisini yakaladığında böyle yakalar. Doğrusu O’nun yakalaması pek elem vericidir, çok şiddetlidir.
(Hud, 11/102)
Hadîs-i Şeriflerden
Kardeşinin uğradığı felaket ve musibete sevinme. Ellah, onu rahmetiyle kurtarır da seni derde uğratır.
(Tirmizi, Kıyame, 54)
Dualardan
Ya İlâhî! Tekmil işlerimizin sonunu hayr eyle. Dünyada zelîl olmaktan, ahirette azabtan koru. Ey yardımı bol olan Rabbimiz! Senin yardımın ziyade âli ve boldur. Her türlü noksanlardan berisin.
(Hacı Hulusi Bey)
Vecîze
Haşirde adalet-i İlahiye, hasenelerin seyyielere racih gelmesiyle affettiğine binaen, siz de hasenelerin rüchanına göre muhabbet ve afv muamelesini yapmak lâzımdır.
Şuâlar
  • Önsöz
  • İçindekiler
  • Soru-Cevap
  • بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

    Üstad Bediüzzaman Said Nursi (ra) Risale-i Nur Külliyatı ile Kur’an-ı Hakim’in cadde-i kübrasını göstermiş; sünnet-i seniyyeyi bid’alara karşı müdafaa etmiş, hayatı boyunca Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaatin kitap ve sünnet-i seniyyenin düsturlarından asla taviz vermeden; mezhep imamlarının gittikleri cadde-i kübra-yı Kur’aniyi ilmen ispat etmiş ve bid’alara karşı müdafaa etmiştir. Hal böyle iken kökü ecnebi diyarında bulunan bir zındıka komitesi, Risale-i Nur’ları okuyanların zihinlerini bulandırmak, ümmeti, Kur’an-ı Azimüşşan’ın bu nurlu tefsirinden soğutmak için dehşetli fikirlerini yaymış, Üstadın (ra) bazı cümlelerine kast-ı mahsusla yanlış ma’nâlar vermiştir. İşte beş meseleden oluşan bu eser o gizli komitenin şimdiye kadar yaydığı bütün zehirli fikirleri edille-i şer’iyyeye dayanarak çürütmekte ve doğruları gözler önüne sermektedir.

    Birinci Mes’ele: Bedîüzzamân Said Nursî (ra) hazretlerinin “Medenîlere galebe çalmak iknâ iledir, söz anlamayan vahşîler gibi icbâr ile değildir.” sözünün şerh ve îzâhı sadedinde;

    a) “Medeniyyet nedir?”

    b) “Medenî kimdir?”

    c) “İknâ nasıl olmalıdır?”

    d)“İ’lâ-yi kelimetullâhın maddeten terakkíye mütevakkıf olması ne demektir?”

    e) “Müellif (ra)’ın Cihâd-ı hâricîyi Şerîat-ı Garrânın berâhin-i kàtıasının elmas kılınçlarına havâle edeceğiz cümlesinden murâdı nedir?”gibi suâllerin cevâbıdır.

    İkinci Mes’ele: “Meyve Risâlesi” ismiyle ma’rûf 11. Şuâ’da, Üstâd Bedîüzzamân Said Nursî Hazretlerinin,

    لاَ إِكْرَاه فِي الدِّينِ قَد تَّبَيَّنَ الرُّشْدُ مِنَ الْغَيِّ

    âyet-i kerîmesinin işârî bir ma’nâsını zikrettiği cümlelerinin şerh ve îzâhı hakkındadır.

    Üçüncü Mes’ele: Üstâd Bedîüzzamân (ra)’ın “On Altıncı Lem’a”daki “Ammâ maddî cihâdın muktezâsı ise, o vazîfe şimdilik bizde değildir.” ifâdesinin şerh ve îzâhı hakkındadır.

    Dördüncü Mes’ele: Üstâd Bedîüzzamân (ra) Hazretlerinin, “Meyve Risâlesi” isimli eserinde Felak Sûresi’nin ba’zı gaybî işâretlerini beyân ettiği; “Eğer berâber olsa, Mîlâdî bin dokuz yüz yetmiş bir (1971) olur. O târihte dehşetli bir şerden haber verir. Yirmi sene sonra, şimdiki tohumların mahsûlü ıslâh olmazsa, elbette tokatları dehşetli olacak.” cümlelerinin şerh ve îzâhı hakkındadır.

    Beşinci Mes’ele: Üstâd Bedîüzzamân Hazretlerinin “22. Mektûb Uhuvvet Risâlesi” nâmındaki eserinde geçen, “Ey mümine kin ve adâvet besleyen insâfsız adam! Nasıl ki sen bir gemide veyâ bir hânede bulunsan, seninle berâber dokuz ma’sûm ile bir cânî var. O gemiyi gark ve o hâneyi ihrâk etmeye çalışan bir adamın, ne derece zulmettiğini bilirsin. Ve zâlimliğini, semâvâta işittirecek derecede bağıracaksın. Hattâ, bir tek ma’sûm, dokuz cânî olsa; yine o gemi hiç bir kánûn-i adâletle batırılmaz.” cümlelerinin izahı hakkındadır.

  • - Hazırlanıyor...
    - Hazırlanıyor...
    - Hazırlanıyor...

  • Soru sorabilmek için üyelik girişi yapınız.

Muhammed Doğan'ın (Molla Muhammed El-Kersî) beyanatları Nurmend.com sitesinden başka bir platformda yayınlanmamaktadır. © 2014-2017 Her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Nurmend - Şerhmend
0.008 sn.
↑ Yukarı