6 Ramazan 1439
21 Mayıs 2018
Üye Giriş / Kayıt tel tel tel
Kur'an-ı Kerim'den
(Ve) ey mü’minler! (Ellâhu Teâlâ'ya ve Resûlüne) her husûsta (itâat edin) Kitâb ve sünnete muhâlif hareketlerden kaçının (ve ihtilâfa girmeyin, sonra korkuya kapılırsınız da kuvvetiniz ve şevketiniz gider ve sabredin. Şüphe yok ki, Ellâhu Teâlâ) tevfik ve inayetiyle (sabredenler¬le berâberdir.)
(Enfal, 8/46)
Hadîs-i Şeriflerden
Her kim görmediği bir rüyayı gördüm diye anlatırsa, ahirette iki arpa danesini birbirine düğümleme cezasına çarptırılır. Bunu da hiçbir zaman yapamaz.
(Buhari, Ta’bir, 45)
Dualardan
Cenab-ı Erhamürrâhimîn, sizlere rahmet, bereket, saadet ihsan eylesin, âmîn.
(Kastamonu Lahikası)
Vecîze
Eğer hasmını mağlub etmek istersen, fenalığına karşı iyilikle mukabele et.
Uhuvvet Risalesi
  • Önsöz
  • İçindekiler
  • Soru-Cevap
  • بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

    Bu risalenin anlaşılabilmesi için bazı ıstılahi tabirlerin bilinmesi gerekir ki, bu “Zerre Risalesi ve Şerhi” isimli kitabda bu tabirler izah edilmiştir. Bu tabirler; İmam-ı Mübin, Kitab-ı Mübin, Levh-i Mahfuz, Kanunlar ve Kuvveler, Levh-i Mahv ve İsbat, Hakikat-i Zaman, Zahir-i Zaman, Tahavvülat-ı Zerrat, Şeriat-ı Fıtriye ve Tabiat, Şeriat-ı Teklifiye, Dehriyyun, Maddiyyun ve Tabiiyyun.

    İlm-i ilahinin üç nev’i var;

    Birincisi; Ellah’a mahsus ilimdir ki, bunda asla değişme olmaz. Ellah’ın bildirdiği müstesna ilm-i ilahiye kimse muttali olamaz.

    İkincisi; İmam-ı Mübin ve Kitab-ı Mübin’den ibaret olan Levh-i Mahfuz’dur ki, bunda nadiren değişmeler olur.

    Üçüncüsü; Levh-i Mahfuz’un aksi ve mukadderatın yazar-bozar tahtası hükmünde olan Levh-i Mahv ve İsbattır ki, burada değişmeler çok olur.

    Birinci nokta, İki Mebhastır. Birinci Mebhas’ta her bir zerre muhit esma-i ilahiyenin mahzarı, hadsiz faaliyet-i Rabbaniyenin ma’kesi, bütün mevcudatın menşei ve umum kainatın nokta-i mihrakiyesi hükmündedir, denilebilir. İkinci Mebhas’ta zerrenin şuuru taalluk etmeden vazifesini yapıyor olması ve emir dairesinde işliyor olması izah ediliyor. İnsanın vazife-i asliyesi şuurkarane bütün zerrat-ı kainatın vazife diliyle yapmış olduğu zikir ve ibadatı kendi içine alarak, bir zabit ve vekil-i umumî gibi namaz vasıtasıyla, dergah-ı ilahiyeye tazarrukarane takdîm etmektir.

    İkinci Nokta’da her bir zerrenin hem Ellah’ın vücudunu isbat etmesi, hem de vahdet-i ilahiyeyi göstermesi izah ve isbat edilmiştir.

    Üçüncü Nokta; Kainatta her şeye rahmet edildiğini, verilen ni’metlerin geri alınmadığını, meyvesini, neticesini, manevî hüviyetini, manasını bu alemde bıraktığını müşade ediyoruz. Bu fiiller bir kanun-u Rahmet’e, o da Rahîm bir Zatın vücub-u vücuduna ve vahdetine delalet eder. Madem kainatta bir kanun-u Rahmet vardır, Zerrat’ da bu kanun-u Rahmet’e tabi’dir. Elbette O Rahîm olan Zat, zerrata verdiği vücud ni’metini geri almayacak, haşre götürmek suretiyle, ona daima bir vücudu Rahmetiyle bahşedecektir.

    Bu hakikatler sadece akılla yazılacak bir iş değildir. Zira Müellif (ra) eserlerinde ehl-i dalalet ve şirkin batıl mesleklerine müthiş bir darbe indiriyor. Onları ilmen mağlub ediyor. Demek bir Alim-i Hakim o zata ilhamen bildirmiş, o da yazmıştır. Bu şekilde hasımlarını manen yani ilmen mağlub etmiştir. Dünyadaki ehl-i dalalet ve meslek-i felsefe şu an bu hakaik karşısında ilmen sukut etmişlerdir. Risale-i Nur Kur’an’ın mu’cize-i maneviyesi olarak bütün dünyayı ilmen mağlub eylemiştir.

    El-Hac Molla Muhammed Ali Doğan

  • - Hazırlanıyor...
    - Hazırlanıyor...
    - Hazırlanıyor...

  • Soru sorabilmek için üyelik girişi yapınız.

Muhammed Doğan'ın (Molla Muhammed El-Kersî) beyanatları Nurmend.com sitesinden başka bir platformda yayınlanmamaktadır. © 2014-2017 Her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Nurmend - Şerhmend
0.014 sn.
↑ Yukarı