29 Muharrem 1439
20 Ekim 2017
Üye Giriş / Kayıt tel tel tel
Kur'an-ı Kerim'den
Ey îmân edenler! Yahûdî ve Hıristiyanları dost edinmeyin. Çünkü, onlar, birbirlerinin dostlarıdır. Sizden kim onları dost edinirse, o da onlardandır. Muhakkak Ellah, zâlim kavme hidâyet nasîb etmez.
(Maide, 5/51)
Hadîs-i Şeriflerden
Kendinize beddua etmeyiniz. Çocuklarınıza beddua etmeyiniz. Mallarınıza da beddua etmeyiniz ki, duaların kabul olunacağı bir saate rastlarsınız da bedduanız kabul olunmuş olur.
(Müslim, Zühd, 74)
Dualardan
Yâ Erhame’r-Râhimîn! Afv edicisin, afvı seversin. Bizleri ve bütün âhirete intikàl etmiş olan mürebbî, Üstâd, âbâ ve ecdâd, akrabâ ve taallukàt, ehibbâ ve rüfekàmızın, komşularımızın günâhlarını afv ve mağfiret eyle.
(Hacı Hulusi Bey)
Vecîze
Bir adam müstaid ve kabil olduğu şeyi terk ve ehil olmayan şeye teşebbüs etmek, şeriat-ı hilkate büyük bir itaatsizliktir.
Muhâkemat
  • Önsöz
  • İçindekiler
  • Soru-Cevap

  • بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

    Cenâb-ı Feyyâz-ı Mutlak, şu áleme, husúsan nev-ı beşere Resûl-i Ekrem (asm)’ı en büyük bir eser-i rahmet olarak irsâl buyurduğu gibi; o zât-ı Ekrem (asm)’ın vârisleri olan ulemâ-i ümmeti de birer eser-i rahmet olarak ümmetinin imdâdına göndermiştir. Bâ-husús tavzíf makámında olan ulemâ ve asfiyâ, bu noktada çok daha ehemmiyyetli bir mevkı‘ teşkîl ederler. Zîrâ, bu mübârek táife, nev-ı beşerin ayları ve yıldızları mesâbesindedirler. Ay gibidirler; zîrâ ziyâ-i nübüvvetten nûrlarını alıp ümmeti, o envâr ile tenvîr ve irşâd ederler. Yıldız gibidirler; ümmet, onların rehber ve irşâdıyla ma‘nevî ve uhrevî yollarda selâmetle sülûk ederler. Risâle-i Nûr’un birinci talebesi olan Seyyid İbrâhîm Hulûsí YAHYÂGİL (ra) de, bu ulemâ ve asfiyâ káfilesine ihsân-ı İlâhî ile dâhıl olmuş zevât-ı áliyyedendir. Bu husús, ehlince ma‘lûm ve bedîhîdir. Üstâd Bediüzzamân Hazretlerinin gelecek ifâdeleri, onun ilm-i hakíkatte ne kadar mesâfe kat‘ ettiği husúsunda bir delîl teşkîl eder. Zîrâ, Risâle-i Nûr gibi hakíkatli, bürhânlı, nûrlu, esrârlı, derin, yüksek bir eser üzerinde teksîf-i himmet etmek, elbette tálibi için büyük bir pâyedir ve ilimde yüksek bir mevkı‘ kazanmaktır. Üstâd Bediüzzamân (ra) Hazretleri, Risâle-i Nûr’un birinci talebesi olan Hacı Hulûsí Bey merhûma hıtáben şöyle buyurmuştur: “Sizin gibi hakíkata yetişmiş ve hakíkattaki hakikî tesellî ve esâslı sevinci bulmuş zâtlara, envâr-ı îmâniyyenin ve esrâr-ı Kur’âniyyenin neşirlerine karşı ehl-i dalâletin ve Şeytán’ların desâisle tehâcümünden neş’et eden müşkilât ve gam ve kedere karşı sabır ve metânet et ve hüzün ve merâk etme demeye ihtiyâc hissetmem.” “Cemâata ‘Sözler’i okumak zamânında, sendeki hissiyyât-ı áliyye ve fazla inkişâf ve fedâkârâne hamiyyet-i dîniyye galeyânının sırrı şudur ki: “Velâyet-i kübrâ olan verâset-i nübüvvetteki makám-ı teblîğin envârı altına girdiğin içindir. O vakit sen, dellâl-ı Kur’ân Saíd’in vekîli, belki ma‘nen aynı hükmüne geçtiğin içindir.” Hem Hacı Hulûsí Bey merhûmun, “Elláh kabûl etsin. Ben, Risâle-i Nûr eserleri üzerinde elli sene ter döktüm” ifâdesi, onun ilm-i hakíkat olan Risâle-i Nûr eserleri üzerinde ne kadar sa‘y ü gayret gösterdiğini ortaya koyuyor. Nasıl ki, bir hazîne bulunsa, o hazîneye ancak bir anahtar ile girilir ve ondan istifâde edilir. Aynen öyle de, ulûm-i dîniyye, bâ-husús ilm-i hakíkat, bir hazînedir. O hazîneye ancak ma‘nevî bir anahtar ile girilir ve o ulûm ve hakáikten istifâde edilir. İşte, o ma‘nevî anahtar, ulemâ-i İslâm, bâ-husús ulemâ-i muhakkıkínin âsâr ve beyânlarıdır. Bu zevât-ı áliyye, başta Kur’ân ve Hadîs olmak üzere ulûm-i dîniyyeyi ümmete ders vermişler, onları ma‘nen tenvîr etmişler, böylece dünyâ ve âhiret yolculuğunda onlara rehberlik ve üstâdlık vazífesini bi-hakkın îfâ etmişlerdir. Seyyid İbrâhîm Hulûsí Yahyâgil (ra) da o ulemâ-i muhakkıkínden birisidir. O zât-ı nûrânî, esrâr-ı Kur’âniyyeye, ilm-i esrâr-ı hurûfa ve esrâr-ı Hadîs’e vâkıf ve muttali‘ bir zât olduğu, ehlince müsellemdir. Bu eserimiz, mektûb vâsıtasıyla o zâta sorulan ba‘zı suâllere verilen cevâblardan müteşekkildir. Bu cevâblar, ba‘zı mesâil-i dîniyyenin, husúsan Risâle-i Nûr’da geçen ba‘zı müşkil, mu‘dal ve îzáha muhtâc yerlerin şerh ve îzáhı hükmündedir. Bu suâller, zamânında Nûr’un birinci talebesi olan merhûm Hacı Hulûsí Bey’den sorulmuş, o zât-ı nûrânî de gáyet vecîz ve mukni‘ cevâblarla o suâlleri cevâblandırmıştır. Bu vecîz ve ilmî cevâblar, Risâle-i Nûr’u doğru ve daha iyi anlamamız ve ilm-i hakíkati tahsíl etmemiz husúsunda birer anahtar mesâbesindedir. Hem Risâle-i Nûr hizmetine áid çok ehemmiyyetli düstûrları hâvîdir. Hem bu eserimiz, “Risâle-i Nûr’u gazete gibi okumanın yanlış olduğunu, müdakkikáne ve mütefekkirâne okumanın lüzûmunu” ortaya koymaktadır. Hem bu eserimiz, dağınık olan bu kıymetdâr suâl ve cevâbların yer aldığı mektûbların bir araya gelmesini ve böylece ilmin záyi‘ olmamasını te’mîn etmiştir. Hem bu eserimiz, yerinde ve usûlüne göre ehline suâl sormak, bir tedrîsât metodu olduğunu ifâde eder. Evet, “Güzel suâl, ilmin yarısıdır” düstûru, bu hakíkate işâret eder. Hem bu eserimiz, Risâle-i Nûr’un “şerh ve îzáhı” yapılabileceğini ve bunun nasıl yapılacağını gösteren bir eserdir. Ya‘nî, merhûm Hacı Hulûsí Bey’in, Risâle-i Nûr’dan muhtelif suâllere vermiş olduğu cevâbları ve bu husústaki mektûbları, bu nûrlu ve esrârlı âsârın şerh ve îzáhı mesâbesindedir. Hem bu eserimiz, ecnebîlerin te’sîr ve telkínâtıyla Risâle-i Nûr câmiasına giren ve Şer‘-ı Şerîf’e muhálif olan pek çok mesáile Kitâb ve Sünnet’in mihengiyle ve Risâle-i Nûr’un muvâzeneleriyle cevâb verilmek súretiyle, bu mesâilde tarz-ı telakkínin nasıl olacağını, en mühimmi istikámetin nasıl muhâfaza edilebileceğini gösteren bir eserdir. Hem bu eserimiz, Risâle-i Nûr şâkirdlerinin vazífeleri ne olduğu husúsunda çok ehemmiyyetli esâs ve düstûrları ihtivâ eden bir eserdir. Hem bu eserimiz, merhûm Hacı Hulûsí Bey’in, istikbâle áid Kur’ân, Hadîs ve Risâle-i Nûr’dan ba‘zı istihrâcâtını ihtivâ ediyor. Müslümânların, bâ-husús Risâle-i Nûr şâkirdlerinin, ihlâs ve uhuvvet düstûrlarına riáyet ederek istikámetten ayrılmadan, îmân ve Kur’ân hizmetinde ciddî çalışmaları şartıyla rahmet-i İlâhiyyenin haklarında tecellî edeceği müjdesini veriyor. Bu da, onlar için büyük bir tesellîdir. Evet, Nûr’un birinci talebesi ve ihlâs kahramânı merhûm Hacı Hulûsí Bey, ders ve sohbetlerinde, yazı ve mektûblarında Müslümânların, bâ-husús Nûr dâiresi içinde hizmet-i îmâniyye ve Kur’âniyyede bulunan zevâtın, tefrikadan nasıl mahfûz kalabileceklerini, istikámeti nasıl muhâfaza edebileceklerini, rahmet-i İlâhiyyenin celbine sebebiyyet verecek hâl ve durumun ve tarz-ı harekâtın nasıl olacağını, çok ehemmiyyetli esâs ve düstûrları nazara vermekle, bizlere hâlen ve fiilen rehberlik vazífesini hakkıyle îfâ ettiğini göstermektedir. Mü’minler hakkında va‘d-i İlâhînin hak ve hakíkat olduğunu ihtár edip bu husústa aslâ ye’se düşmemeleri gerektiğini onlara ta‘lîm ve teblîğ etmiştir. Böylece, asrın imâmı olduğunu ilmen ve fiilen isbât etmiştir. İşte, bunlar gibi hásıyyeti hâiz olan bu eserimiz, şâyet ehil ve erbâbı tarafından okunup mütálea edilirse, pek çok istifâdeye ve füyûzát-ı ilmiyyeye ve ma‘neviyyeye medâr olacağına inanıyoruz. Bu ve benzeri âsârın neşrinde bizleri muvaffak eden Cenâb-ı Erhamü’r-râhimîn’e lâ yuadd ve lâ yuhsá hamd ü senâlar olsun. O’nun Habîb-i Ekremi (asm)’a da hadsiz salât ü selâm olsun. Âmîn!

    • Üstâd'ın nazarında birinci talebesi olan Hacı Hulûsî Bey'in yeri nedir? 12
    • Risâle-i Nûr hazînesinin kapısını açan esrârlı anahtar nedir? 13
    • İmân tevhîdi, tevhîd teslîmi, teslîm tevekkülü, tevekkül saâdet-i dâreyni nasıl iktizâ eder? 17
    • Risâle-i Nûr ve tarîkatta "teslimiyyet"in ma'nâsı nedir? 20
    • Beşerin hâdiselerden müteessir ve mükedder olmasının sebebi nedir? 32
    • Nefisleri mutmainne olduğu halde ba'zı kimseler niçin nefislerinden şikâyet ederler? 36
    • İnsândaki rûh, sır, hayâl, hafî ve ahfâ gibi letâif nedir ve nasıl çalışırlar? 39
    • Mehdî-i A'zam ve Büyük Deccâl ne zamân çıkacak? 43
    • Risâle-i Nûr'dan faydalanma ve hayru'n-nâs olmanın yolu nedir? 45
    • Bunca sıkıntı, belâ ve musîbetlere rağmen nûr-i İlâhî nasıl parlamaya devam ediyor? 46
    • Risâle-i Nûr'da olmadığı hâlde Üstâd'a atfedilen ba'zı sözler hakkında ne yapmalı? 47
    • Şehîd sayılmanın asgarî şartı nedir? 49
    • Rûh nedir? 49
    • Sigara içmek harâm mıdır? 51
    • Kabir ziyâretinin hikmeti nedir? Mübârek gecelere mahsûs bir namâz var mıdır? 52
    • Receb ve Ramazân aylarına mahsûs Müslümânın fazladan bir vazîfesi var mı? 53
    • Nefis üzerine sorular ve ehemmiyyetli cevâbları 54
    • Kaderle cüz-i ihtiyârî nasıl tevfîk edilebilir? 56
    • Kader mi hâkimdir, cüz-i ihtiyârî mi hâkimdir? 63
    • "Tedbîrini terk eyle ...." diyen "Ma'rifetnâme" sâhibinin maksadı nedir? 64
    • Nefs-i emmârenin şerrinden emîn ve Hakk'a vâsıl edecek bir amel yok mu? 65
    • Hacı Hulûsî Bey, Üstâdını görmeden ona nasıl muhâtab oldu? 70
    • Rûh çağırma mes'elesinin bir hakîkatı var mı? 71
    • Kur'ânın ba'zı sûre ve âyetlerini devâm üzere okumanın faydası nedir? 72
    • "Kulum Beni nasıl bilirse, onunla öyle muâmele ederim" ne demek? 74
    • "Üstâd'ın ba'zı talebelerinin onun nâmına şehîd olmaları" mümkün mü? 74
    • Ramazân'a başlamak ve bayrâm etmek hakkında ihtilâf nereden çıkıyor? 75
    • Kıyâmet koparken ehl-i îmânın hâli nice olacak? 79
    • Yahûdî milleti ne zaman zelîl, mü'minler ne zamân azîz olacaklar? 80
    • Bir mü'min Hazret-i Ali (ra) ile Hazret-i Muâviye (ra) hakkında nasıl düşünmelidir? 81
    • "Dâbbetü'l-Arz"ın hakîkatı nedir? 81
    • İnsan, hayvân ve nebâtâtı öldükten sonra nasıl bir netîce bekliyor? 83
    • Rûhun bu âlemi seyrettiği penceresi olan gözü nasıl kullanmalı? 85
    • Hanefî Mezhebinde olanlar imâmın arkasında Fâtiha okuyabilir mi? 90
    • Alevîlik nedir? Tarîkat mı, yoksa mezheb midir? 92
    • "Mektûbât"ta geçen "Sarıklı Genç" zuhûr etmiş midir? 93
    • Mâni'lere ve arzûlarımızın hılâfına giden işlere karşı ne yapmak lazım? 98
    • Şerîat-ı Muhammediyye (asm) ile Sünnet-i Ahmediyyenin farkı nedir? 106
    • Ayrılık ifâdesi sezilen dernek ve vakıflarla meşgûl olmak uygun mudur? 106
    • Siyâset ve siyâsîlere karşı takınılacak en zararsız tavır nedir? 107
    • Diş doldurtmak veyâ kaplatmakta nasıl bir yol ta'kîb etmek lâzım? 113
    • Fâsık imâmın arkasında namâz kılmanın hükmü nedir? 114
    • Nefs-i emmârenin hîle ve desîselerinden kurtulmanın yolu nedir? 116
    • Bir cemâatta şahs-ı ma'nevî nasıl ve ne zamân meydâna gelir? 120
    • Üstâdımızın Hacı Hulûsî Beye "sır" olarak söylediği şey nedir? 121
    • Hacı Hulûsî Bey Evlâd-ı Resûl'den midir? 132
    • Hazret-i Peygamber'le sohbet etmenin yolu nedir? 134
    • Hacı Hulûsî Bey üç aylarda evrâd olarak neleri tavsıye etti? 139
    • Kul, musîbete ma'rûz kalınca ne demeli ve ne yapmalı? 142
    • İçine fâiz ve ribâ karışan ev veyâ arabadan hayır gelir mi? 142
    • Mekânları ayrı da olsa Ellâh için muhabbet edenlere ayrılık var mıdır? 148
    • Huzûrlu ve mes'ûd bir evlilik için can alıcı nokta nedir? 153
    • Dâire-i Nûriyye hâricinde nûr aramak kâr-ı akıl mıdır? 155
    • Müslümânların toptan oruç tutma ve bayrâm etme mecbûriyyeti var mı? 159
    • "Hocaların Cum'a ve cemâatlerine ilişmeyiniz" ne demektir? 164
    • Risâle-i Nûr'da erkânlar, sâhibler, hâslar, nâşirler, talebeler ve tarafdârlar 164
    • Risâle-i Nûr'u, şahsî menfaatleri için vâsıta olarak kullanmak isteyenlere cevâb 172
    • İlâhî kânûnlar kaç çeşittir ve hükümleri nasıldır? 176
  • Soru sorabilmek için üyelik girişi yapınız.

Muhammed Doğan'ın (Molla Muhammed El-Kersî) beyanatları Nurmend.com sitesinden başka bir platformda yayınlanmamaktadır. © 2014-2017 Her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Nurmend - Şerhmend
0.030 sn.
↑ Yukarı